24 Ocak 2017 Salı

Telefon fiyatına yazar olmak

04-08-2015 15:10 Güncelleme : 04-08-2015 15:10

Telefon fiyatına yazar olmak

Bin 500 liradan başlayan maliyetlerle yazar olma hevesi yayıncılık sektörüne canlılık getirdi. Yazar olma modasının kitap çöplüğü yaratmaktan öte anlam taşımadığını savunanlar da var. Yeni yeteneklerin yayıncıların insafından kurtulmasına yaradığını inananlar da... Derin Ekonomi Dergisi, Ağustos sayısında yayıncılık sektöründe son dönemde tercih edilen ve 'sessiz devrim' olarak da değerlendirilen 'yayıncı yazarlığı' kaleme aldı.

Yazar mı olmak istiyorsunuz? Yazdıklarınızın değerinin bilinmediğini düşünüyor, hatta yayınevlerinin sizi aramasını mı bekliyorsunuz? Artık bunlara gerek yok, parasını vererek kitabınızı bastırabilirsiniz. Cep telefonu fiyatına kitap bastırabilir, tek taş almak yerine sevgilinize hediye edebilirsiniz. O zaman hemen, 'bastır parayı, bassınlar kitabını' diyerek detayları paylaşalım. Öncelikle bu işin yazara maliyeti isteklere göre bin 500 ile 15 bin lira arasında değişiyor. Sektördeki firmalar müşterilerine 'Ekonomik Paket', 'Süper Paket' 'Herşey Dahil' gibi seçenekler sunuyor. Örneğin, 160 sayfalık bir kitabın basımı için 2 bin 390 lira isteniyor. Bir şiir kitabım olsun derseniz bin 800 lira, 'Sayfa sayım fazla, hiçbir şeye karışmak istemiyorum' diyorsanız 15 bin lirayı bulan ücretleri ödemek durumundasınız. Hediye etmek için tek nüshalık baskının maliyeti ise 200 lira.Özellikle son 10 yıldır 'Destekli Kişisel Yayıncılık' adıyla hizmet veren firma-ların sayısı, son dönemde yoğun talep nedeniyle iyice artmış durumda. İnternetten basit bir aramayla bile onlarca yayınevi bulabilir ve paket fiyatlarını inceleyebilirsiniz. Bazı firmalar kitabın basım işlemi yanında, pazarlaması, dağıtımı, sosyal medya iletişimi, imza günleri, kartvizit gibi onlarca hizmeti size sunuyor. Fotokopiciler de işin içinde. Bazı şirketler fiyatı bin 500 liradan başlayan menajerler de tahsis ediyor. Ki-tabın etiket fiyatına yazar karar verdiğinden, kaç adetten sonra kâra geçebileceği aslında size kalmış. Ama genelde 1000 adetlik üretimlerde 600 kitaptan sonra kâr edildiği söyleniyor. Sektördeki firmaların net gelirinin ise kitap başına en az yüzde 50 olduğu belirtiliyor. Ne diyelim biz sektörün yalancısıyız. Doğru olan bir şey varsa o da, Türkiye yayıncılık sektörü dünyanın en büyük 12'nci büyük pazarı. Türkiye Yayıncılar Birliği 2014 raporuna göre sektörün parasal değeri 935 milyon dolara ulaştı. Hal böyle olunca, kurumsal firmalar yanında merdiven altı işletmelerde ya da fotokopicilerde kitap basılır hale gelmiş. Piyasada dolandırıcıların da ortaya çıktığını belirten sektör temsilci-leri verilen sözlerin tutulmadığını, bazen belirtilen sayıdan daha azının basıldığını, hatta adli sürece intikal eden olayların da bulunduğunu belirtiyorlar. Dolandırıcılar türedi Diğer taraftan sektör temsilcileri, bu firma-ları, yazar adaylarının hayalleriyle oynadıkları gerekçesiyle eleştiri-yor. Özellikle boş hayaller konusunda uyarıda bulunup, günümüz rekabet şartlarında kitapların satmasının oldukça zor olduğunu söylüyorlar. 'Para kazanmak için bu işe para yatırmayın, satmadığı takdirde bir risk' deseler de müşteri profilinde en fazla başvurunun isim yapmak isteyenlerden geldiğini ekliyorlar. Çünkü onlara başvuran kişilerin amacı zaten para kazanmak değil. Bu işte tatlı para olduğu düşüncesiyle dolandırıcılar, sahte menajerlerin kitap basar hale geldiğini de ekliyorlar.

Amacımız yazarlığı teşvik etmek

Yayıncı Mesut Anuk, 25 yıldır kitap piyasasında ve 9 yıldır da 'Destekli kişisel yayıncılık' sektöründe. "Artık her şey basit ve kolay" diyen Anuk, “Bizim amacımız yazarlığı teşvik etmek. Genelde amatörler başvuruyor. İnsanlara bu kitap satmaz, edebi değeri yok dediğimiz zaman kızıyorlar. İnanın son dönemde ilkokul çocukları bile kitap bastırıyor. Eşine, çocuğuna hediye için kitap çıkaranlar, sevgiliye kitap yazanlar ve daha sayısız örnek var" diyor.

 

 

Teknolojik yeniliklerle beraber baskı maliyetlerinin azalması kişisel yayıncılık sektörünü besliyor. Yazar olmak isteyenler maliyetine katlandığı takdirde kitabını bastırabiliyor. Edebiyat dünyası ise, ticarileşme ve dolandırıcılık konusunda uyarıyor. Karşı tarafın görüşü, insanlara bir şans verildiği yönünde.

 

 

 
 



Kitabın yayıncısı aslında yazar

Cinius Yayınları firma ortağı Diren Yardımlı, sektörün temel prensibini 'Kitabın yayıncısı aslında yazardır' diyerek açıklıyor. Firma olarak şu ana kadar bin 200'ü aşkın kitap yayınladıklarını söyleyen Yardımlı, çıkış noktalarını şöyle anlatıyor: 'Klasik yayıncı iken bazı projeleri yayınevinin kataloğuna uymayacağı için reddediyorduk. Kitabının ba-sılması için maliyetini karşılamaya razı olanlar bile vardı' dedi. Yar-dımlı, sundukları hizmeti şu şekilde özetledi: 'Kişiye özel profesyonel bir hizmet sunuyoruz. Bizden bir defaya mahsus, yayıncılık hizmeti satın alır, dolayısıyla kitabın bütün kârı yazara ait ve dilediği zaman kitabı satıştan kaldırabilir. Kişiler, internetten satış hareketlerini de takip edebilir.' Yaşanan bu süreci 'sessiz devrim' olarak tanımlayan Yardımlı, sektörde ciddi bir talep olduğunu belirterek, yazar olmak isteyenleri bu yola girmeden önce ikaz ettiklerini söylüyor. Özellikle son yıllarda kayıt dışı çalışan firma ya da kişilerin arttığını anlatan Yardımlı, işe heveslenenleri uyarıyor: “Ne yazık ki dolandırılmış veya istekleri yerine getirilmemiş birçok insan bize başvuruyor. 'Bin adet kitap basacağım', 'Teklif edilenin yarısına yaparım' diyerek ücreti alan ve sonrasında 10 adet basıp ortadan kaybolanlar, fotokopicilerde hazırlanan kitaplar gibi örneklerle mağduriyetler yaşanıyor. Bu noktada, hizmet alacak kişilerin her aşamayı incelemeleri ve kurumsal firmaları tercih etmeleri önemli."

17 yaşında hayallerinin peşinden koştu

Yazar Aytuğ Akdoğan, 17 yaşında maliyetini kendisi karşıladığı kitabını 6 aylık uğraşının sonunda bastı-rabilmiş. 'Ben Hep 17 Yaşındayım' adlı kitabı ciddi başarı kazanması üzerine diğer kitapları için yayınev-leri sponsor olmuş. “Yayınevlerinden red cevabı alabilmek bile hâlâ büyük başarı sayılır" diyen Akdoğan artık ayakları yere daha sağlam basan bir yazar olarak yolun başındakilere sabırlı olmaları gerektiğini söylüyor. Şu an piyasada çok satanlar listesindeki kitaplarının belki de yarısının destekli kişisel yayınlardan oluştuğunu paylaşan Akdoğan, bu yön-temin insanlara en azından bir şans verdiğini anlatıyor: “Klasik yayınevlerinde belli bir kritere bağlı olarak kitap incelenir kabul ya da reddedilir, bu yöntem bir bakıma yayınevlerinin tekelini kırıyor ve in-sanlara tünelin sonunda bir ışık yakı-yor. Onlarca hatta yüzlerce dosyanın kapısını çaldığı yayınevlerinde bazen çok iyi bir kitap gözden kaçabiliyor veya değerlendirilmiyor."Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar'ı ya da Orhan Pamuk'un Cevdet Bey ve Oğulları gibi benzer örneklerin oldu-ğunu söyleyen Akdoğan'a, hayaller mi yoksa maddi kazanç mı diye sorunca şu cevabı duyuyoruz: "Bu biraz da idealist olmakla ilgili. Bir kitaptan para kazanabilecek son kişi yazardır. Vergileri de düştükten sonra matbaadaki işçisinden dağıtımcısına, kitabevinden yayıncısına kadar herkesin cebine bir şekilde para girebilir, ama maddi kazanç sağlamak için kitap yazmaya kalkışmak; asıl hayal ürünü olan bu bence."

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA

Türkiye 'Avrupa Birliği' ile ilişkilerini sürdürmeli mi?

Evet
Hayır
Kararsızım