24 Ocak 2017 Salı

Obezite tehlikesi Türkiye'de salgın hastalık gibi ilerliyor

07-07-2015 16:38 Güncelleme : 07-07-2015 16:38

Obezite tehlikesi Türkiye'de salgın hastalık gibi ilerliyor

Obezite, günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunlarının başında gelirken, Türkiye’de obezite sıklığı kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülüyor.

Kişilerin sosyal hayatını da olumsuz yönde etkileyen obezite; tip 2 diyabet, hipertansiyon, dislipidemi, koroner arter hastalıkları, eklem rahatsızlıkları ve uyku apne sendromu gibi ek hastalıklara da neden olarak insanların yaşam süresini kısaltıyor. 

Türkiye’de obezite tablosunun her geçen yıl olumsuz yönde ilerlediğini belirten Emsey Hospital’dan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Umut Barbaros konuyla ilgili bilgilendiriyor. 

“Obezite farklı hastalıklara neden olan ve sinsi ilerleyen bir hastalıktır”
Obezite “sağlığı bozabilecek derecede anormal ya da fazla yağ birikimi” olarak tanımlanmaktadır. Vücut yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması sonucu boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının olması gereken düzeyin üstüne çıkmasıdır. Kişinin boy ve ağırlığı arasındaki ilişki bu nedenle çok önemlidir. 

Obezite beraberinde başka hastalıklara da neden olan sinsi bir hastalıktır. Kansere bağlı ölümler ve kanser artışı, obeziteye paraleldir. Özellikle erkeklerde kolon kanseri, kadınlarda da meme kanseri oranları obeziteye anlamlı derecede artmaktadır.
Günümüz hızlı yaşam koşullarında;

⦁    Yanlış beslenme, aşırı tüketim ve fast food beslenme alışkanlığı
⦁    Hareketsiz yaşam 
⦁    Genetik etmenler, hormonal ve metabolik etkiler
⦁    Psikolojik nedenler
⦁    Zararlı alışkanlıklar; sigara – alkol tüketimi
⦁    Kullanılan bazı ilaçlar
⦁    Kadınlarda doğum sırasında ve sonrasında alınan kilolar, hormonal değişimler
⦁    Bilinçsizce yapılan diyetler hızla kilo alınmasına neden olabiliyor. 

Yeni yöntemler obezite tedavisinde başarı ile uygulanıyor
Obezite hem önlenebilir hem de tedavi edilebilir bir hastalıktır. Obeziteye sebep olan en önemli şey günlük alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olması durumunda, harcanamayan enerjinin vücutta yağ olarak depolanmasıdır. Bu nedenle alınan enerjinin tüketilen enerjiden az olması ve bu şekilde negatif enerji dengesi oluşturulmalıdır.
Obezite tedavisinde tıbbi beslenme tedavisi (diyet), egzersiz tedavisi, davranış değişikliği tedavisi, farmokolojik tedavi ve ciddi vakalarda cerrahi tedavi uygulanması gerekmektedir.
Şişmanlık (obezite) ameliyatları ya da diğer bir sık kullanılan adıyla bariatrik cerrahi ameliyatları günümüzde başarı ile uygulanabiliyor. 
Aşırı şişman hastalarda diyet ve benzeri tedavi yöntemlerinin kalıcı başarı sağlama olasılığı % 1-2 kadarıdır. Bu yüzden aşırı kilolu hastalarda cerrahi tedavi en etkili yöntemdir.
Bu yöntemlerden bazıları;  

⦁    Ayarlanabilir Mide Bandı 
⦁    Tüp Mide Ameliyatı 
⦁    Gastrik By-Pass (Roux-N-Y)
⦁    Klasik Biliyopankreatik Diversiyon (BPD) operasyonu olarak gerçekleştiriliyor. 
Tüm ameliyatlar kapalı (Laparoskopik) uygulamakta ve hastanede yatış süresi 3 gün kadar olmaktadır. 
Kalıcı kilo kontrolünde en etkili operasyonlardan olan obezite cerrahisi, diyet yöntemi ile kilo veremeyen ve sağlığı tehdit eden durumlarda hastalar için uygulanıyor. Operasyon sonrası sosyal hayatı da olumlu yönde etkileyen obezite cerrahisinde, hastalar ikinci bir hayata merhaba diyor…

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA

Türkiye 'Avrupa Birliği' ile ilişkilerini sürdürmeli mi?

Evet
Hayır
Kararsızım