Sosyal Medya

Yazarlar

2. IŞİD vakası Anadolu’dan döndü şimdilik!

Anadolu alışılmadık bir refleks ile tüm renkleriyle ayakta iki gündür… En Anadolu yanları ve de saflığı ile ummadığı taraflardan derin ihanet teşebbüsüne ölümüne direndi,  mert ve yiğit duruşuyla  ve tehlike şimdilik bertaraf edilmiş gözükmektedir.

Komplo içerikli iddiaların ispatı pek mümkün olmamakla birlikte; mesela, Birleşmiş Milletler’in dünyada hak ve adaleti koruyup gözetmek için değil, İsrail’in güvenliği için var olduğunu iddia etmek çok da havada bir iddia olmasa gerek! Ki kurulduğundan bu yana İsrail karşısındaki aczi ve de korumacılığı bunun en büyük delilidir!  Kahredici bu görüntüden yola çıkarak son iki güne dair değerlendirmeler yapmak isabetli olacaktır inancındayım.

Yakın geçmişte Anadolu’nun parçalarından olan Irak ve Suriye topraklarında yerden türemiş gibi bir örgüt peydah oldu/edildi! (Edebim elvermediği için diğer karşılığını dillendiremedim)

ABD-İngiltere-İsrail elinden türetilmiş ve üstelikte İslam hilafetini dillerine pelesenk ederek kirlettirilen bu güruh, insanlığın kurtuluş muştusu olan aziz İslam’ın yüce kitabının Afrika’da,  Avrupa’da, Amerika kıtasında, Kafkaslarda, Asya’nın dört bir yanında yankı bulduğu bir zamanda nam saldı katliam ve cinayetleri ile! Boğaz kesen, mazlum insanları çoluk çocuğa taratan, esir aldığı kadınları cariye pazarları oluşturup satan, işgal ettikleri topraklarda yaşayan halklara nefes alacak alan bırakmayan ve İslam hilafetinden dem vuran bir örgüt; 1. IŞİD vakası..!

Ve 15 Temmuz 2016, yer Anadolu... Yine ABD-İngiltere-İsrail ortaklığını peydahlayıp onlarca yıldır beslediği kin ve nefret merkezi yuvalandıkları yerlerden ayağa kalkarak İslam ümmetine 2. IŞİD vakası ile bela olmak, aziz İslam’ın yeryüzünde adını kirletecek kadar gözlerini ve yüreklerini kan bürümüş halde yola çıktılar. Gözlerini kırpmadan Anadolu’ya kurşun sıktılar. İddiaların aksine çok stratejik kurumlardan başlayarak yaptıklar hamlelerini, devlet mekanizmasının tüm bağlantılarını koparacak merkezleri hedef aldılar. Kalkışmaları başarılı olabilse “gece yataklarından alınıp, seherde idam edilirler” (kasıt Recep Tayyip Erdoğan) diyerek çaka sattıkları heyecanları,  Anadolu’nun yiğit evlatlarınca ölümüne püskürtülünce de yeryüzünü ifsad eden merkezde yaşayan ulu hocalarınca “darbe tiyatrosu” diye tanımlanarak hala pişkinliklerine devam edebilecek kadar iki yüzlü, ümmete ihanet ısrarlarını devam edecek kadar alçak olduklarını ispat etmiş oldular ve hatta her bombaladıklarında bir yerleri, her tetiğe bastıklarında cennette kendileri için inşa edildiğine inandıkları köşklerini hayal etmiş olmalılar, akıttıkça masum insanların kanlarını!

Tüm bu gelişmeler karşısında Anadolu ne yaptı dersek, neyin peşinde olduğunu kısaca şöyle açıklayabiliriz:   

Anadolu ne birilerinin, laik, demokratik sistemleri için ne de demokrasi şehidi olmak için çıkmadı caddelere. Mert ve yiğit duruşuyla dünya sistemi tarafından İslam ümmetine ve mazlum halklara sistem dayatmalarına karşı koymuştur. Ne pahasına olursa olsun, dün olduğu gibi bugün de sömürge altına girmeyeceğini ilan etmiştir. İslam ümmetinin yeryüzünde en güçlü sesi olduğunu ve müslüman halkların tüm dünya için barış ve adalet merkezi olduğunu haykırmıştır.

Ucuz siyasetçilerin çok adım önünde olduğunu tankların üzerine çıkarak, kendilerini bombalayan jetlerin, kendilerini tarayan helikopterlerin karşısında dimdik durarak göstermiştir.

Ve değildir Anadolu’nun peşinde olduğu hakikat “demokrasi bayramı!”

Anadolu, adalet ve erdemin, Allah’ın (cc) razı olduğu hakikatin peşindedir!

Anadolu, mert ve yiğit insanları ile, Allah’tan başka şahıs ve sistemlerin kulu olmamanın peşindedir!

Anadolu, sahici olduğuna inandığı bir sese kulak verip karanlıkların peşinde olanlara yeryüzünü dar edecek kadar “adam olmanın”, “adam kalmanın” peşindedir!

Anadolu, uyduruk sistemlere, beşerin aklını kutsallaştıranlara yem olacak kadar ucuz olmadığını göstermenin peşindedir!

Anadolu, Allah’a (cc) kul, Muhammed’e (as) ümmet, geçmiştekilerin peygamber ve kitapların arasını ayırmadan Kur’an’a tabi olmak peşindedir!

Ve Anadolu sahici sesler aramaktadır, bütün topraklarında, muhabbetle kucaklaşıp müfsidlere karşı adaletli, erdemli ve de özgür bir dünya cephesinde mevzi almak için!

Anadolu, tüm renkleri ile beyaz Türklerin ve de beyaz Kürtlerin  çok üstünde bir duruş sergileyerek her kimden gelirse gelsin ihanet, bugün olduğu gibi yarında Hak ve adalet için Allah’ın (cc) razı olduğu yoldan yana tavır koymuştur, aziz İslam’ı kirleten tüm paralel sapmışlıklara rağmen!

1. IŞİD vakası ile İslam ümmetinin aleyhine oluşturulan karanlık algı operasyonunun, sonuç alınamamış dahi olsa daha büyüğü ile karşı karşıyadır Anadolu. Ulu hocaları ve tayfası eliyle bir daha temizlenmesi çok zor olacak kadar kirletilmiştir ümmet coğrafyası. Hükümet edenlere, başka siyasi kanaat sahibi siyasetçi, asker, polis, bürokratlara, yazar çizer ve de medya organlarına, düşünürlere düşen, ABD-İngiltere-İsrail ortaklığının ürünü olan, liderlerinin dediklerini aziz İslam’ın Allah’ın vahyi ile insanlığa lutfettiği hayat kılavuzu kitabının önünde tutarak işledikleri büyük cinayeti doğru okumalarıdır. Ve yine herkese düşen “Ebu Süfyan’ın evine sığınan güvendedir, Kabe’ye sığınan güvendedir” erdemli duruşu dikkate alınmalıdır ve hepimiz ölene kadar yaşayacağı, yaptıklarımızdan, yapmadıklarımızdan hesaba çekilmek için. Değişik güruhları bahane ederek İslam karşısında cephe alanlara yürekten ve sahici bir uyarı yapmak fazla mı gelir bilemiyorum ama;   

Anadolu İslam ile Anadolu’dur!

ve Anadolu önemlidir!

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM